Spor Salonu Karakterler-1 “Üyeler” yazımda iğneyi başkalarına batırmıştım, şimdi de çuvaldızı kendimize batırıyorum. Bu yazıda da spor salonu karakterlerinden biz hocaları ele alacağız!
Hocalar, bazen spor salonunda yarattıkları olumlu ortamla ve sizde uyandırdıkları sempatiyle;
Bazen de size verdikleri programla, gösterdikleri ilgi ve bunun sonucunda sizin aldığınız iyi sonuçlarla sizi spor salonuna bağlarlar.

Bazen de bunların hiçbirini yapamadıkları için bağlayıcı olamazlar ve siz de tarihi geldiğinde üyeliğinizi yenilemezsiniz.
Zannediyorum ki, doğru hocaların yanısıra en ihtişamlı ve kurumsal görünen tesislerde dahi akademik eğitimi olmayan, hatta resmi antrenörlük belgesi bile bulunmayan ve hatta hayat tarzı bu işi yapmaya elverişli olmayan (sigara alışkanlığı, alkol, gece hayatı vb) hocaların var olduğuna inanmazsınız.
Fakat acı gerçek bu.
Hoca karakterlerini inceledikten sonra bu konuyu etraflıca düşüneceğinizden eminim. Öyleyse başlıyoruz:
Anabolik Hoca
Bu kişiler sıklıkla küçük ve orta büyüklükteki spor salonlarında hoca ya da ortak olarak karşımıza çıkmakla beraber, hiç ihtimal vermeyeceğiniz ambians ve büyüklükteki spor tesislerinde bile bazen onlara rastlayabiliriz.

Çoğu kez hiçbir eğitim almamışlardır dolayısıyla diplomaları yoktur. Herhangi bir spor salonunda bir süre spor yapıp ve özellikle kas geliştirmeyi hızlandırıcı anabolizan steroidleri kullanarak “vücut yapmış” kişilerdir.
Eğer biraz da ağızları iyi laf yapıyorsa vay halinize! Şekline şemaline bakarak bu kişinin gerçek bir hoca olduğuna inanabilirsiniz.
Bunlardan birkaçı bir araya geldiğinde kullandıkları ilaçlardan* başka sohbet edebilecekleri bir konuları veya ortak ilgi alanları yoktur.
Ki kullandıkları ilaçların bazıları yarış atları için üretilmektedir! Spora gelen üyelere de bu ilaçlardan tavsiye ederek kullandırmaya çalışırlar.
(*) İlaç derken protein tozu, amino asitler, vitamin gibi beslenme desteklerinden söz etmiyorum. Anabolizanlar, vücudun doğal hormon dengesi ile oynayan, orta ve uzun vadede korkunç yan etkileri olan ilaçlardır.
Sertifik Hoca
En ayırt edici özellikleri, sizlere yeri gelince çarşaf çarşaf çerçeveletilip duvara asılmış sertifikalarını gururla gösterebilme genişliğinde olabilmeleridir.
Çoğu kişinin bilmediği, düzenlenen bu seminerlerin bir çoğu ticaridir ve amaç “sertifika satışı” olduğu için verilen kursun “adet yerini bulsun diye” son derece sığ ve hızlı bir eğitim olduğudur, Hızlandırılmış Tren Sahte Hocalar yazısında da ele almıştım.

Çok havalı görünen bu sertifikaların %99’unun resmi ve akademik bir karşılığı yoktur. Hatta gerekirse isim bile vererek açıklayabileceğim bazı seminerlerde, eğitimlere katılmanız zorunlu bile değildir. Para karşılığında isme özel hazırlanan bu sertifikalar için söylenebilecek daha acı şeyler de vardır:
Yurt dışından organizasyon şirketleri tarafından sertifika satılması için ülkemize getirtilen -kendisinin dahi akademik spor eğitimi olmayan- “Celebrity (!)” şahıslar ve dahası internetten indirilip renkli çıktısı alınarak çerçeveletilebilen sertifikalar biliyorum.
“Sertifik Hoca”ların azınlıkta olduğunu sakın düşünmeyin, bazılarının ulusal televizyon kanallarında spor üzerine programları bile var!
Hatta 50 yaşında başka bir işten emekli olup bu sektöre giren bazı “sertifik hocalar”, yaşları itibariyle saygı görür ve hiç bozuntuya vermeden sanki hayatları boyunca bu işi yapmış gibi davranırlar.
Aman Sertifik Hocalara dikkat!
Ekonomik Hoca
Bunlar, spor salonlarında spor akademisi öğrencisi olmaları sayesinde iş bulmuş ya da bir süre bir yerlerde spor yapmış ve o an için yapacak başka bir iş olmadığından “ne iş olsa yaparım abi” kafasındaki kişilerdir.

Bu kişilerin geçmişteki mesleki durumlarına bakarsanız çeşitli sektörlerde bir çok işe girip çıktıklarını görürsünüz. Mesleğin “Safkan”ları değildirler. Keza, bu hocalara o anda kazandıkları paradan 200 TL bile daha fazla getirisi olan farklı bir iş teklif ederseniz hemen kariyer planlarını değiştirebilirler.
Gözleri devamlı saattedir. Bir an evvel mesailerini tamamlayıp kaçmak isterler.
Animatik hoca
Bunların bir versiyonuna yazın tatil köylerinde animatör olarak rastlamanız mümkündür. Evet spor yaptırırlar ama öncelikleri asla spor değildir. Animasyonla, gırıgır ve şamatayla, çeşitli sosyal etkinliklerle üyeleri kendilerine ve salona bağlamaya çalışırlar.

Ahbap çavuş ilişkilerinin kültürümüzde yaygın olması ve maalesef spor alışkanlığının henüz yerleşmediği ülkemizde rağbet gören bir hoca tipidir.
Spor salonunun sağlayacağı sosyal aktiviteler, kaynaşmalar ve her türlü etkinlikler önemlidir ama bu etkinlikleri düzenlemek, Avrupa’da ve fitness sektörünün gelişmiş olduğu ülkelerde spor hocalarının işi değildir. Bu görev için o tesiste bir halkla ilişkiler departmanı bulunur.
Animatik hoca ve onların üyeleri arasında hatır, müritlik, hemşehrilik, kankalık ilişkileri vardır.
Bazı üyeler, animatik hocalarının kendilerine bir faydası olmadığının farkında olmalarına karşın, sosyal hayatta içli dışlı olmaları nedeniyle onlardan program almaya ve onların derslerine girmeye devam ederler.
Zampik Hoca
Genellikle sporun kazandırmış olduğu çekici görünümlerini ve bulundukları ortamdaki statülerini birleştirerek karşı cinsin beğenisini kazanıp bu şekilde tutunmaya ve kazanç elde etmeyi hedefleyen tiplerdir.

Spor salonu kültürü, dolayısıyla atletik ve estetik fizik ülkemizde henüz pek yaygın olmadığından, görünümleri onlara avantaj sağlar. Erkek veya kadın hoca olabilir.
Bunları sık sık salonun kuytu köşelerinde karşı cins üyelerle fısıldaşırken görebilirsiniz. Son yıllarda özellikle bu yöntem “personal training” pazarlamasında sıklıkla kullanılmaktadır.
İşinin erbabı gerçek hocaları tenzih ederim.
Doğru Hoca
Kesinlikle resmi sportif diploması olan (tercihen bu diplomanın branşı, size eğitim verdiği branşla aynı olmalı.
Örneğin: Yüzme dersi veriyorsa Yüzme branşı mezunu, aletli program veriyorsa Aletli Jimnastik veya Fitness branşlarından mezun) ilgili ve deneyimli, işini seven ve daha önce başka işlerle uğraşmamış, hayatını sadece bu işten kazanan bu hocalar fizik olarak da size örnek teşkil ederler. (Çok gelişmiş adalelere sahip olması şart değil, yağsız bir bel, hafif atletik bir yapı kafidir)

Doğru hocalar, hizmet sektörünün bir gereği olarak daima güler yüzlü ve üyelerle ilgilidirler. Yoğun çalışma temposuna rağmen yaptıkları işten keyif duyarlar ve bunu da çevrelerine yansıtırlar. Algıları açıktır ve devamlı kendilerini geliştirirler.
Hayat tarzlarıyla da bir sporcuya yakışır ahlakta, disiplinli, istikrarlı, enerjik, zinde ve sağlıklıdırlar. Sporu bir hayat tarzı olarak benimsemiştirler.
Çünkü bu meslek için iki kural vardır:
“Spor yapmayan spor yaptıramaz”
“Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma” ama “Doğru hocanın hem dediğini hem yaptığını yap”
Dünyanın her yerinde hastanelerde tıp diploması olmayan sahte doktorlar çalışamaz. Bu nedenle gönül rahatlığıyla hastanelere güvenebiliriz. Ama ülkemizde spor salonlarının denetimi yetersiz olduğu için diplomasız hocalar iş bulabilmektedir.
Sağlığınız için, nasıl diplomasız bir cerraha ameliyat olmazsanız aynı şekilde diplomasız bir hocadan değil program, tavsiye bile almayın.
Bu nedenle üye olmayı düşündüğünüz spor salonunu gezerken, tesisi görmekle yetinmeyin mutlaka çalışan hocaların diplomalarını da sorun.
Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et