FITNESS Wellness

Spor Salonu Karakterleri-1 “Üyeler”

Sporu sağlıklı olmak için düzenli ve aralıksız yapanlar, bir süre sonra düzenli spor yapmanın getirdiği tüm olumlu sonuçlarını elde eder: Güzel ve dinç bir vücut, sağlıklı çalışan hormonlar ile gelen gençlik, mutluluk, enerjik ve pozitif bir ruh hali...

Uzun yıllardır aynı mekana gidenler  iyi bilirler, o mekan ve kişiler zamanla hayatınızın bir parçası haline gelir. Hatta zamanla oradaki insanları birer akrabanız gibi görmeye başlarsınız.

Bu yer bir pub olabilir ya da sosyal bir kulüp olabilir. Ama bu tanımı en iyi karşılayan yer şüphesiz spor salonudur.

Kendinizi oranın bir parçası gibi hissetmeniz için çok uzun bir zaman da gerekmez, bazen 6 – 7 ay bile yetebilir.

Hayatımda ilk kez bir spor salonuna spor yapmak için girdiğim ergenlik çağımdan, spor salonlarında şampiyon, antrenör, spor müdürü ve hatta birkaç kez spor salonu sahibi olana kadar geçen 30 yılı aşkın bir sürede yaptığım gözlemleri sizlerle paylaşarak spor salonlarına bakış açınızı biraz genişletmek istiyorum.

Ben bunu yaparken, gözünüzde canlandırmaya çalışacağım bu karakterler biraz karikatürize ve abartılı gelebilir. Aslında herhangi bir spor salonuna birkaç aydan daha bir süredir devam etmekteyseniz, bu karakterlerin çoğuyla zaten tanışmışsınızdır. Belki de yazıyı okuduktan sonra farkındalığınız arttığı için daha net ayırt edebileceksiniz.

Bu karakterler nitelikleri bakımından üçe ayrılır:

Birincisi, spor salonuna üye olmuş kişilerdir. Bu kişiler, müdavimlerin haricinde, tahmin edeceğiniz gibi üyelikleri bittikçe ya da hevesleri kaçtıkça giderler ve yenileri gelir. Ancak kişiler değişse de karakterler hep aynıdır.

İkincisi ise, spor salonunuda çalışan kişilerdir, yani antrenörler ve yöneticiler. Bu kişiler üyeler kadar sık değişmezler ama yine de sirkülasyon olur. Hocalar gelir, hocalar gider ama belli başlı karakterler aynıdır.

Üçüncüsü ise, spor salonlarının kendileridir. Size ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir ama spor salonlarının da “mekan” olarak bir karakterleri ve kişilikleri vardır.

Haydi bu karakterleri yakından tanımaya, üyelerden başlayalım.

Yalnız Üye

Sosyal çevre peşindeki kişiler için mekanın bir spor ortamı olup olmamasının bir önemi yoktur. Yeni insanlarla tanışmak, bir sosyal çevreye dahil olmak, laflamak ve vakit geçirmek için spor salonuna gelirler.

Arada bir antrenman da yaptıkları olur. Bazen spor salonuna kek ve börek gibi şeyler getirerek ortamın sevileni olmaya gayret ederler.

Genellikle yakın çevrede oturmaktadırlar.

Kanka Üye

Spor salonunda yalnız takılmak istemeyen bir dostu ile “kanka kontenjanı”ndan spora gelen kişidir. Ekürisi tarafından kolundan çekilerek zorla kaydettirilmiştir.

Çok ilginçtir ki, spora başlamasına esas önayak olan kişi bir süre sonra hevesi kaçıp ortadan kaybolurken, bu kanka üyenin yıllarca spora devam ettiği görülebilir.

Avcı Üye

Cinsiyeti değişir ama tek amacı kendisine partner bulmaktır.

Niyeti günlük bir ilişki yaşamaktan tutun, ciddi bir beraberlik hatta gelecekteki çocuklarının babası/annesiyle tanışma ümidine kadar varan çeşitlilikte olabilir.

Çünkü spor salonları, kişilerin birbirlerine yakından bakabilecekleri bir ortamın yanı sıra, üyelikleri devam eden aynı kişilerin geldiği bir yer olmasıyla da kişilere birbirlerini tanımaları için yeterli zamanı sunmaktadır.

Kıskanç Üye

Aslında sporla bir ilgisi olmamasına rağmen, sevgilisi/ nişanlısı/eşi spora devam ettiği için ona göz kulak olmak amacıyla kaydolmuştur. Bir hafiye edasıyla şüpheli bakışlarıyla etrafı keser, spor yapmaktan ziyade gözlemcidir.

Üyelikleri kısa sürer. Bir kıskançlık kriziyle alevlenen kavganın neticesinde gözlediği kişiyle beraber ya da yalnız ortadan kaybolur, bazen yaptıkları incelemeler sonucunda ortamın güvenilir olduğa kani olmalarıyla spor yapmayı bırakırlar.

Zoraki Üye

Kilo fazlalarından dolayı anne/baba/eşinin dırdırından bezip kendisini spor salonunda bulmuştur. Ona kalsa adımını atmayacağı spor salonu bir cehennem, spor yapmak da yediği lezzetli yaramaz yiyeceklerin “ceza”sıdır.

Bu kategoriye kilo sorunu olmasa da, annelerinin yaramazlıklarından bıktığı için başından savmak amacıyla spor salonuna yazıdırdığı 12 – 16 yaşları arasındaki çocuklar da bu gruba girebilir.

Hobi Kolleksiyoneri Üye

Spor salonları onlar için sadece kendi sosyal ve arkadaş çevrelerinde bahsedebilecekleri bir malzemedir. Spiritüel inançları da bulunabilir. Herşeyi bilirler, her konuda uzun uzadıya anlatacak bir şey bulurlar.

Bu kişilerin işi gücü, spor salonunda daha ciddi spor yapan kişileri ayartarak konsantrasyonlarını bozmaktır.

Çaresiz Üye

Kilo vermek için her yola başvurup yine de başarılı olamayınca, spor salonunun kapısından kilolu olarak girip 1 ay sonra ideal kiloda çıkacağı mucizesinin peşindeki kişidir.

Bir an evvel ideal vücuda kavuşmak için söz dinlemez ve hocasının önerdiğinden daha fazla antrenman yapar. Vücudu bu tempoyu uzun bir süre kaldıramayınca da “sporla da kilo veremedim, napayım” olur. Spora devam etme süreleri 1 ayı fazla geçmez.

Plaj Sezonu Üyesi

Yılın dokuz ayı kış uykusuna yatan bu kişiler, yaza iki – üç ay kala bikini ve mayo içerisinde nasıl görüneceği derdine düşünce ortaya çıkarlar.

Mart ve Nisan aylarında spor salonlarına hücum eder, koşu bantlarını doldururlar, spinning derslerinde yer kapmak için birbirleriyle yarışırlar.

Haziran 15’de okulların tatil olmasıyla hepsi aynı anda ortadan kaybolurlar. Yaptıkları bütün antrenmanlar her sene sil – baştandır.

Düğün Üyesi

Provasına gittiği gelinliğin içinde mutsuz olup bir dahaki provaya kadar 5 – 6 kilo vereceğini ümit ederek spor salonuna acil kapısından giriş yapan üyedir.

Bunların erkek versiyonları da bulunur. İnanması zor gelse de, yıllardır sessizce yanıma sokularak, mahçup bir ifadeyle “Hocam ben 1 ay sonra gerdeğe gireceğim, çok zayıfım/kiloluyum biraz şekilleneyim” diyen erkek üyeler de aynı gruba girerler.

Tehlikeli Üye

Özel hayatlarında sosyal sıkıntıları olan, hatta ileri seviyede dışlanmış ve kendini ifade etme zorluğu yaşayan, bu nedenle diğerlerine nazaran biraz daha gelişmiş kaslarının avantajlarını kullanmak amacıyla spor salonuna devam eden kişidir.

Bu kişiler diğer üyelerin üzerlerinde bir baskı kurmaya çalışır, onlara sporla ilgili uzmanmış gibi akıl verir ve alet kullanımında bir ayrıcalık ve öncelik sahibi olduklarını sanarlar.

Yüksek sesle konuşarak ve ağırlık kaldırırken (olması gerekenden daha fazla) sesler çıkartarak huzuru bozarlar. Kas geliştirmek için değil, sağlık için spor yapmak için gelenleri küçümser bakışları vardır. Bir çeşit eziklik içerisindedirler. Beyin eksikliklerini adale fazlasıyla telafi etmeye çalışırlar.

-İyi bir spor salonu yöneticisi, bu kişileri pasivize etmeyi ve sayılarını az tutmayı, hatta spor salonunu bu kişilerin barınmasına elverişsiz bir ortam haline getirmesini bilen kişidir-

Doğru Üye

Her şeyden önce sağlığı için spor salonuna gelen kişidir. Spor yapmak hayatının bir parçasıdır.

Bu insan kendisine şunu itiraf eder: “Modern çağda yaşadığım için işe arabamla gidiyorum, ofise asansörle çıkıyor, telefona bile döner koltukla dönerek yanıt veriyorum dolayısıyla günlük hayatımda neredeyse hiç fiziksel hareket yok.”

Ve bu hareketsizliğinin kireçlenme, kamburluk, dolaşım bozuklukları, kilo fazlası gibi sorunlara yol açtığının farkında olan kişidir.

Sporu sağlıklı olmak için düzenli ve aralıksız yapanlar, bir süre sonra düzenli spor yapmanın getirdiği tüm olumlu sonuçlarını elde eder: Güzel ve dinç bir vücut, sağlıklı çalışan hormonlar ile gelen gençlik, mutluluk, enerjik ve pozitif bir ruh hali...

  1. Ellerinize sağlık hocam yine çok güzel bir yazıya imza atmışsınız. Bir ekleme ben yapayım. Bazen bu karakterlerin birkaçı aynı kişide toplanmış olabilir mesela bir kisi hem tehlikeli hem avcı olabilir ya da sizin de belirtmiş olduğunuz gibi kanka kontejanından dahil olan kişi sporu severek kankası gitse bile alışkanlık kazandığı için doğru üyeye dönüşür. Ali yar hocam sizi çok seviyor ve yazılarınızı takip ediyoruz. Saygılarımla.

    Beğen

  2. sesli okuduk salonda yazınızı acil kapısından giriş yapan üyeye gelince herkes koptu hocam… yalnız korkuyoruz acaba biz hocalarla ilgili neler yazacaksınız valla tedirginlikle bekliyoruz!!
    not:hocam engin hoca size tezle ilgili bir mail atmış onu hatırlatmamı rica etti.(meltem)

    Beğen

  3. Ne güzel anlatmışsınız hocam zevkle okuyorum yazılarınızı. Bence sizin elinize düşen her üye hangi amaçla gelirse gelsin doğru üyeye dönüşecektir bunu kabul etmek lazım. Eşimin de çok çok selamları var o da takip ediyor bloğunuzu.
    Sevgilerimizle hocam..

    Beğen

  4. Merhabalar,

    Yazıyı baştan sonra size hak vererek okudum çünkü avcı üyelerden muzdarip bir üyeyim yıllardır. Bunun sebebini de çalıştığım spor salonlarındaki hocalara ve yönetime bağlıyorum.
    Gündüz saatlerinde ya ortada hiç hoca olmuyor (birçok spor salonunda gözlemledim bunu) ya da hiçbir ağırlığı ve yaptırım gücü olmayan gençler (ki genelde hepsi birbirinden zevzek) oluyor. Sözünü ettiğiniz avcı ve tehlikeli üye tiplerine kalıyor meydan.
    Hoca oradayken kadın üyenin kendini güvende hissetmesi lazım. Ne de olsa rahat kıyafetlerle çeşitli hareketler yapıyoruz. Bilemiyorum bu belki önemsiz bir sorun gibi gelebilir diğer insanlara. Ama böyle bir yazı yazdıysanız sizin benim ne demek istediğimi anlayabilecek biri olduğunuzu düşünüyorum.
    İzmirde olsanız mutlaka sizin salonunuza devam ederdim, yazılarınızla birçok spor salonu üyesinin hislerine tercüman oldunuz teşekkür ederim kendi adıma.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: