FITNESS Wellness

Depresyon ve Bağışıklık Sistemi İlişkisi

Beynin salgıladığı en önemli hormonlardan olan dopamin ve endorfin, mutlu ya da mutsuz olmamızı belirleyen iki hormondur. İnsanın beyninden bu iki hormonun salgılanması azaldığı ya da durduğu zaman ruhsal dünyası allak bullak olur. Çok mutsuz hissedersiniz.

“Demiri nem, yiğidi gam öldürür” derler. Buradaki “Yiğit” sözü her ne kadar erkeği çağrıştırsa da, gam, keder denilen şeyin cinsiyet ayrımı yapmadığı malumumuzdur… Sürekli ve uzun vadeli sıkıntı ve keder kadın erkek ayrımı yapmaksızın yavaş yavaş tüketir ve öldürür.

Eskiden, “Aşk acısından ince hastalığa (vereme) yakalanıp” ölenleri Türk filmlerinde bol bol izlemiş ya da duymuşsunuzdur.
Günümüzde de bir olaydan, bir ölümden çok olumsuz etkilenip ya da bir kişi tarafından üzülenler için “Derdinden kanser oldu.” denir.

Mutlu veya Mutsuz Olmamızı Sağlayan Hormonlar

Bir önceki yüzyıl için yeterli olan ruhsal nedenlerle hastalanıp ölmenin 21. Yüzyıl için çok daha bilimsel bir açıklaması olduğu kesindir.

Çünkü hiç kimse sadece üzüldü ya da depresif oldu diye ölmez. Tabii depresyonun en büyük yardımcıları olan dopamin ve endorfin kardeşler devreye girmezse…

Beynin salgıladığı en önemli hormonlardan olan dopamin ve endorfin, mutlu ya da mutsuz olmamızı belirleyen iki hormondur.

Yaşama bakış açımızdan tutun özgüvenimize, moralimize kadar tüm ruhsal fonksiyonlarımızı doğrudan etkileyen bu iki hormonla ilgili ayrıntılı bilgiyi başta Wikipedia olmak üzere birçok kaynakta bulabilirsiniz.
Konuyu dağıtmamak için çok yalın bir anlatımla denilebilir ki, insanın beyninden bu iki hormonun salgılanması azaldığı ya da durduğu zaman ruhsal dünyası allak bullak olur. Çok mutsuz hissedersiniz.

Bağışıklık Sistemi İle Hormonların İlişkisi

Ama işin püf noktası şu ki, diğer bazı hormonlar gibi bu hormonların eksikliği ve sonuçları doğrudan bağışıklık sistemini zayıflatır. Her türlü hastalığa açık hale gelirsiniz. O zaman da bırakın eski bela Verem ya da yeni trend kanseri, kıytırık bir grip bile sizi erkenden ruhlar alemine gönderebilir.

Hasılı kelam demiri öldüren nemdir, fakat yiğidi öldüren gam değil, gamın neden olduğu dopamin ve endorfin eksikliğidir… Tabii kişi bir an önce yeniden yaşamla ve kendisiyle barışmazsa…

Üstelik bu bir kısır döngüdür. Sıkılıp üzüldüğünüz için beyin dopamin – endorfin salgılamaz, bunlar salgılanmadığı için daha da kötü hisseder, daha da çok sıkılır üzülürsünüz.

Burada en önemli konu karardır. Çok derin bir muhakeme sonucunda, yaşamamayı seçen ve tercihini bu yönde kullananlara da saygım var…

Ama sevdikleriniz için yaşamayı seçersiniz ya da bu üzüntünün, bu felaket ya da sıkıntıların yaşamınızın sadece küçük bir bölümü olduğunu, hayatın çok güzel sürprizlere, mutluluklara hatta mucizelere gebe olduğunu düşünerek devam derseniz ki bence doğrusu budur, çaresi silkelenip bu kabustan bir an önce kurtulmaktır.

Bunun çaresi vücudunuzdaki dopamin – endorfin hormonlarını artırmakla olur ki, bu da yaşamınızı yönlendiren diğer hormonları da aktive edecektir… Bu iki hormonu arttırmak için yapılması gerekenler ya da beslenme önerilerini internetten edinebileceğiniz için konuyu dağıtmadan birkaç temel öneride bulunacağım.

Dopamin Hormonunu Artırmak İçin Ne Yapmalı?


Mutlaka aydınlık bir ortamda bulunmaya, mevsim nedeniyle hava kapalı ise evin bir odasını tüm lambaları açıp, gerekirse diğer odalardan taşınabilir lamba takviyesi ile odayı beyaz oda haline getirin. Hiç olmazsa yarım saat için o odada bulunun, okuyun ya da işinizi yapın.
Önemli not olarak bu aydınlık oda metodunun yıllardır ruh ve akıl sağlığı merkezlerinde uygulandığını söyleyebilirim.
Mutlak surette egzersiz yapın. Bunun anlamı “muhakkak spor salonuna gidin” değildir. Günde yapacağınız 20-30 dakikalık orta tempoda yürüyüş bile dopamin ve endorfin salgınızı artırır.

Karbonhidrattan ve özellikle şeker ve şekerli besinler ruh durumunuzu çok olumsuz etkiler ve dalgalandırır. Canınız tatlı istiyorsa muz yiyin. Çünkü muz dopamini artıran en önemli yiyecektir, bu bir taşla iki kuş vurmak demektir…

Endorfinlerin ağrı kesici etkisi morfinden yaklaşık 30 kat daha fazladır.

Endorfin salınımını arttırmak için de tamamen aynı fikirde olduğum için Wikipedia adlı kaynağın bilgilerini hiç değiştirmeden paylaşıyorum:

Heyecan, ağrı, egzersiz, baharatlı yiyecek tüketimi, seks ve orgazm gibi durumlarda salınımı artış gösterir.

Yani heyecansız, hedefsiz, paylaşımsız ve hareketsiz bir yaşam endorfin salınımını azaltarak giderek ruhunuzu karartıyor ve yaşlandırıyor. Burada sizlere en yararlı olacağına inandığım öneri yapmaktan mutlu olacağınız bir hobi edinmenizdir.

Unutmayalım “Demiri nem öldürür, insanı dopamin ve endorfin eksikliği…”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: